Premium e-journal of social science

Summary


SANAT FORMU OLARAK ÖLÜ BİR HAYVAN

1960’lı yıllar yaşayan bir canlının, bir “hayvanın” sanatsal nesne olarak sunulduğu yıllardır. Hayvan galeri mekânına kapatılmış ya da performansın nesnesi olarak şiddetin ve ölümün merkezine yerleştirilmiştir. Canlısı ya da ölüsü izleyiciye sunulmuş olan hayvan bedeni için yeni tartışmalar zorunlu hale gelmiştir. Sanat galerisinde biricik olan yapıtı görme beklentisi içinde olan izleyici bir anda hayvanın ölümüne sebep olan kişi haline gelir. Sanatçı ise canlı hayvanın ölümünü hazırlayan ve sunan kişi olarak insan türünün üstünlüğü kavramını yeniden hatırlatır. Sanat izleyicisi açısından bakıldığında; izleyici hayvanın acı çekerek öldürülme süreçlerine dâhil olmuş, öldürme eylemini ile tıpkı sanatçı gibi masumiyetini yitirmiştir. Sanat nesnesinin, sanatçı ve izleyici rollerinin tümüyle ters yüz edildiği bu ortamın tanıklığıyla, sanatçı ve izleyici olan insan türü, artık yaşam ve ölüme karar veren sınıftır. Sanat nesnesi konumuna geçirilen hayvan ise kurban rolündedir. Bu çalışmada, yapıtlarında canlı hayvanı sanat nesnesi olarak kullanan sanatçılara ve ölümün seyredilmesi gibi eylemleri sanat formu olarak izleyiciye sunan sanatçılara değinilecektir. Bahsi geçen eserler, sanat nesnesi-bakış ilişkisi üzerinden çözümlenecektir.



Keywords
Hayvan, 1960 Sonrası Sanat, İzleyici.

References