Premium e-journal of social science

Summary


İBN ARABÎ’YE GÖRE BİLGİNIN IMKÂNI VE KAYNAKLARI

Bilgi sorunu tarih boyunca düşünürlerin alakadar olduğu en temel meselelerin başında gelmektedir. Doğru bilginin imkânı, kaynakları, değeri vb. birçok mesele düşünce tarihi boyunca tartışılmış ve değerlendirilmiştir. Felsefi ve dini disiplinler bu sorulara vermiş oldukları cevaplara göre farklı gruplara ayrılmışlardır. Antik Yunan’da ortaya çıkan sofistler bir kenara konulduğunda hemen herkes doğru bilginin mümkün olduğunu kabul etmiştir. Ancak bilginin kaynağı noktasında bazı farklılıklar ortaya çıkmıştır. İslam düşünce geleneğinde de doğru bilginin kaynağı hakkında benzer tartışmalar yapılmıştır. Felsefeciler bilgi edinmede aklı esas alırken, kelamcılar aklın yanına nassları da koymuşlardır. İşte bu noktada tasavvuf disiplini epistemolojik açıdan aklı ve duyuları bilginin kaynağı olarak kabul etmenin yanı sıra, metafizik alana dair doğru bilginin ancak keşf ile mümkün olduğunu iddia etmiştir. Sufilere göre keşfi bilgi, sâlikin bazı temrinler ile nefsin tezkiyesi ve kalbin tasfiyesi neticesinde Allah’ın doğrudan onun kalbine attığı anlamlardan ibarettir.



Keywords
İbn Arabî, Bilgi, Akıl, Duyu, Keşf

References