Premium e-journal of social science

İBN ARABÎ’YE GÖRE BİLGİNIN IMKÂNI VE KAYNAKLARI
( )

Author : Cumali KÖSEN    
Type :
Printing Year : 2020
Number : 5
Page : 118-128
    


Summary

Bilgi sorunu tarih boyunca düşünürlerin alakadar olduğu en temel meselelerin başında gelmektedir. Doğru bilginin imkânı, kaynakları, değeri vb. birçok mesele düşünce tarihi boyunca tartışılmış ve değerlendirilmiştir. Felsefi ve dini disiplinler bu sorulara vermiş oldukları cevaplara göre farklı gruplara ayrılmışlardır. Antik Yunan’da ortaya çıkan sofistler bir kenara konulduğunda hemen herkes doğru bilginin mümkün olduğunu kabul etmiştir. Ancak bilginin kaynağı noktasında bazı farklılıklar ortaya çıkmıştır. İslam düşünce geleneğinde de doğru bilginin kaynağı hakkında benzer tartışmalar yapılmıştır. Felsefeciler bilgi edinmede aklı esas alırken, kelamcılar aklın yanına nassları da koymuşlardır. İşte bu noktada tasavvuf disiplini epistemolojik açıdan aklı ve duyuları bilginin kaynağı olarak kabul etmenin yanı sıra, metafizik alana dair doğru bilginin ancak keşf ile mümkün olduğunu iddia etmiştir. Sufilere göre keşfi bilgi, sâlikin bazı temrinler ile nefsin tezkiyesi ve kalbin tasfiyesi neticesinde Allah’ın doğrudan onun kalbine attığı anlamlardan ibarettir.



Keywords
İbn Arabî, Bilgi, Akıl, Duyu, Keşf

Abstract

The problem of knowledge is one of the main issues that thinkers have been interested in throughout history. Many issues such as the possibility, resources and value of the correct information have been discussed and evaluated throughout the history of thought. Philosophical and religious disciplines are divided into different groups based on their answers to these questions. Aside from the sophists who emerged in Ancient Greece, almost everyone accepted that correct information as possible. However, some differences emerged at the point of source of information. Similar discussions have been made about the source of true knowledge in the Islamic tradition of thought. Philosophers are based on reason in acquiring knowledge, while theologians put nass (revelation) besides reason. At this point, in addition to accepting Sufism discipline from the epistemological point of view of reason and senses as a source of knowledge, he claimed that correct information about the metaphysical field is possible only with the kashf (unveiling). According to the Sufis, the kashf consists of the meanings that God directly throws into the heart of people as a result of the dissolution of the ego and cleaning the heart.



Keywords
Ibn Arabi, Knowledge, Reason, Senses, Kashf